GÜNGÖR KANIK
güngör_KANIK
Global Moderator
Kuşulu
  
DAYI DEKEMİZ 11
Mesaj Sayısı: 1534
|
 |
« : 02 Mart 2008, 14:48:39 » |
|
Meclis'te kabul edilen Vakıflar Kanunu, birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin bile ilerisinde bulundu. Azınlık temsilcileri, bundan sonrası için uygulamanın önem kazandığını söylerken, yasadaki bazı muğlak ifadelerin ise sorun yaratabileceğine işaret ettiler. Yasanın bu haliyle uygulanması halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) konuyla ilgili götürülen davalarda önemli bir azalma olacağı ifade ediliyor. Yasayla Rum ve Ermeni vakıflarına ait 430 taşınmazın da devredilebileceği belirtiliyor. Önceki gün kabul edilen yasa azınlık temsilcilerine göre ileri bir adım. Yasa getirilen en büyük iki yenilik, Vakıflar Genel Müdürlüğü (VGM) ve Hazine'ye geçen vakıf taşınmazlarının iadesi ile hayratların akara dönüştürülebilmesi olarak nitelendiriliyor. Üçüncü şahıslara geçen malların tazmini ile mezarlıklar sorunu ise çözümsüz bırakılan en önemli konular olarak eleştiriliyor. Türkiye'de 162 azınlık vakfının 2 bin 396 taşınmazı, bin 948 akarı bulunuyor. Kabul edilen yasa 1936 ve 1974 yılları arasında bağış, miras ve satış yoluyla edinilen ancak daha sonra Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçen taşınmazların vakıflara iadesini öngörüyor. Bu kapsama göre Rum cemaatinin 400, Ermeni cemaatinin de 30 civarında taşınmazı bulunuyor. Yağma kapısı yaratıldı Yasanın en büyük olumsuzluğunun kamu hizmeti gütmesi gereken vakıflara anonim şirket gözüyle yaklaşılması olduğunu vurgulayan Rum Cemaati Avukatı Murat Cano, "Yasa, vakıf malları açısından yeni bir yağma kapısı yaratıyor. Yeni zenginler türeyecek. Mimari sit konumundaki birçok bina, mimari ve tarihsel değerini kaybedecek. Şirket ortaklıklarından kar amaçlı iktisadi işletmeler kurmaya kadar pekçok madde vakıfları anonim şirkete dönüştürecek" diye konuştu. Yasayla ilgili bir diğer olumsuz noktanın vakıf kuruluşları üzerindeki kamu denetiminin azaltılarak denetimin özel kişilere bırakılması olduğuna işaret eden Cano, gelir ve harcamalarını faaliyet amaçlarına uygun şekilde yapıp yapmadıklarını kontrol edebilmek için vakıflarnı eskiden olduğu gibi VGM tarafından amaca uygun olarak denetlenmesi gerektiğini söyledi. Buna karşın yasanın, azınlık vakıflarının el konulan taşınmazları konusundaki sorunları büyük ölçüde çözdüğünü belirten Cano, "Yasa, 1936'dan 1974'e kadar azınlık vakıflarının vasiyet, bağış veya satın alma yoluyla edindiği ancak Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçen mallarının yanı sıra, mirasçılara geçen taşınmazların da iadesini öngörüyor. Yasa ile çözülemeyen tek sorun üçüncü kişilere geçen ve hukuken iadesi mümkün olmayan taşınmazlar. Bunlar için bir tazminat hükmü bulunmuyor" diye konuştu. Buna karşın, kişilere geçen malların vakıfların el konulan taşınmazları arasında çok küçük bir yere sahip olduğunu belirten Cano, "Vakıfların iadesi hukuken mümkün olmayan 3-5 maldan feragat etmesi yanlış olmaz. Örneğin Balıklı Rum Hastanesi'nin 154 mülkü alınmış. Bunların sadece 8 tanesi üçüncü kişilere geçmiş. Geri kalan 146'sı iade ediliyor. Bu kadar küçük mallardan feragat edilebilir" dedi. Çok ileri bir yasa El konulan mallarla ilgili AİHM'ye yapılacak başvuruların azalacağını söyleyen Fener Rum Erkek Lisesi Vakfı avukatı Gülten Alkan, "Yasa birçok Avrupa Birliği ülkesindeki uygulamadan bile ileri" dedi. Alkan, çözülemeyen en büyük sorunun üçüncü kişilere geçen taşınmazlar olduğunu söyledi. Muğlak ifadeler var Eskiye göre birtakım ileri adımlar atılmasına karşın bazı alanlarda yetersiz kaldığını savunan Ermeni Cemaati Avukatı Sebu Aslangil, "Muğlak ifadelerle dolu bir yasa hazırlanmış. Bazı atıflar verilen hakların aslında önünün kapatıyor. Pratikte nasıl bir yasa olacağını uygulamada göreceğiz" dedi. Geçmişin üzeri örtüldü TESEV'in "Vakıflar Kanunu Tasarısı Gayrimüslim Cemaat Vakıflarının Sorunları için Çözüm Getirmiyor" raportörü Dilek Kurban, "Yasa vakıflara ileriye yönelik yeni haklar sağladı. Ancak yasa ileriye bakarken, geçmişe yönelik birtakım haksızlıkları bir kenara bırakarak üstünü kapamış" diye konuştu.
YENİ VAKIFLAR YASASI NE GETİRİYOR Çözdüğü sorunlar * 1936'dan 1974'e kadar azınlık vakıflarının vasiyet, bağış ve satın alma ile edindiği ancak devlete geçen mallar iade edilecek. * 1936-1974 arasında bağışlanmış veya 1974'ten sonra edinilmiş fakat tapusu alınamamış mallar tapuya bağlanabilecek. * Mütevelli heyeti, Vakıflar Meclisi tarafındna görevden alınabiliyordu. Yeni yasa azletme yetkisini sona erdiriyor. * Azletme için önce müfettiş raporu istenecek, karar yetkisi de mahkemelere bırakılıyor. Vakıflar kendini savunabilecek. * Hayratların akara dönüştürülebilmesi imkanı getirildi. Örneğin; öğrencisi kalmamış okul binası başka amaçla kullanılabilecek. Çözemediği sorunlar * Yeni Vakıflar Yasası'nda üçüncü kişilere geçen vakıf mallarına ilişkin tazminat hükmü bulunmuyor * Mezarlıkların iadesini kapsamıyor. Özellikle Rum ve Ermeni cemaatlere ait, belediyeye geçmiş mezarlık arazileri bulunuyor. * İdareleri devlet tarafından yapılan mazbut vakıflar sorunu sürüyor. Mazbut vakıflar 10 yıl sonunda devlete geçiyor. * Beyoğlu Rum Kız Mektebi gibi vakıf adını taşımayan ancak 1991'e kadar vakıf muamelesi görmüş kurumlar kapsam dışı. * Aynı şekilde adalarda bulunan vakıf statüsü taşımayan manastırlar da yasanın kapsamı dışında bırakıldı. Azınlık temsilcileri Meclis'te kabul edilen yeni Vakıflar Kanunu'nu Avrupa'daki muadillerinden bile ileri buldu. Ancak bazı muğlak ifadelerin sorun ya... ( KB)
|